Kornea nakli gözdeki hasarlı kornea dokusunun değiştirilmesi ile gerçekleştirilmekte ve keratoplasti olarak isimlendirilmektedir. Nakil edilen dokuya greft denilmektedir.
Kornea nakli dünyada en sık uygulanan ve başarılı olan doku naklidir ( ABD'de yılda 40 bin kornea nakli yapılmaktadır).
Kornea saydamlığı doğuştan, genetik kökenli veya sonradan geçirilen travma, enfeksiyon ve cerrahi sonrasında bozulabilir. Korneanın saydamlığının veya bütünlüğünün bozulması görme azalmasına sebep olur.
Geleneksel olarak LASIK Operasyonu’nda korneal flep mikrokeratom adı verilen bir bıçak yardımıyla oluşturulur. Femtosecond LASIK flebin oluşturulmasında  femtosecond ( femtosaniye) lazerlerin kullanılmasını ifade eder. 
IntraLase  ilk kullanıma sunulan femtosecond lazerdir ve 2001 yılında FDA onayı almıştır. IntraLase ile 2 milyonun üzerinde tedavi uygulanmıştır. Günümüzde 5.ci jenerasyonu geliştirilen
Tedavi

Birinci basamak tedavi: bilinen alerjenlerden kaçınılması, gözü ovuşturmaktan kaçınma, soğuk kompresler.

Rüzgarlı günlerde çimlerin biçilmemesi, alerji mevsiminin etkin olduğu dönemlerde çimlerin yanına gidilmemesi önerilir. Küfler
Mevsimsel Alerjik Konjonktivit ( Saman Nezlesi). Genellikle  ilkbaharda ağaç polenleri , yazın çim polenleri, yaz sonu ve sonbaharda ot polenlerine bağlı gelişir. Coğrafik bölgelere göre değişkenlik gösterebilir. Belirtiler alerjene maruz kaldıktan sonra hızla gelişir ve kaşınma, göz kapağı şişliği, konjonktivada hiperemi, kemozis (şişme, ödem) , ve akıntıyı içerir.  Burada alerjene özgün IgE ile teması Tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu başlatır. Sonuçta
Adenoviral keratit
http://www.youtube.com/watch?v=HXmRWUszGcc

https://www.instagram.com/corneatlas/

Tekrarlayan kornea erozyonu (TKE), korneayı sıyıran keskin travmalara veya kornea bazal membranı bozukluklarına bağlı oluşur. Özellikle eğer korneayı etkileyen  travmalar kornea epitelini kendine bağlayan bazal membran tabakasınıda zedelerse TKE ile karşılaşabiliriz. En sık karşılaşılan ve TKE gelişimine yol açan travmalar tırnak veya kağıt kenarı ile oluşmaktadır. TKE’nin özelliği kornea üzerinde oluşan bir zedelenme sonrası tam iyileşme sağlansa da belli bir zaman



İleri yaşlarda ve bayanlarda daha sıktır. Klinik genellikle 50-60 yaşlardan sonra ortaya çıkar. Hastalık kademeli olarak ilerleme gösterir. İlk bulgu guttata olarak bilinen arka kornea yüzeyinde karanlık noktalar şeklindedir. Zamanla guttatalar yayılarak dövülmüş bakır görünümü kazanabilir. Endotel fonksiyon bozukluğu sonucu arka stromada ödem gelişir. Ödeme bağlı görme bulanıklaşır. Ödem özellikle kapakların kapalı kalması sonucu buharlaşamadığı için sabah uyanıldığında daha fazladır. Hastalar sabah saatlerinde görmelerinin bulanık olduğunu ve ilerleyen

Kornea distrofileri sıklıkla ilerleyici kornea değişiklikleri , kesafetler veya beneklerle karakterize enflamatuar olmayan genetik göz bozukluğudur. Kornea distrofilerinin bazı ortak özellikleri vardır; distrofi tiplerinin çoğu iki gözü etkiler (bilateral), korneada sınırlıdır, yavaş olarak ilerler (progressif) ve ailesel geçiş eğilimi gösterir. Çoğu otozomal dominant geçişlidir, bazıları ise otozomal resesif geçiş gösterir.

Hastalığın sıklığı. Kornea distrofilerine az rastlanılmaktadır. Sıklığı 0.09% olarak bildirilmiştir. Başlama yaşı hastalığın tipine göre değişsede bulgular sıklıkla erişkin yaşlarda başlar.
Tedavi basamakları hastalığın şiddetine ve türüne göre göz hekimleri tarafından düzenlenir. Tedavinin ilk basamağı hastanın kuru göz konusunda eğitilmesidir. İkinci aşama ise çevre faktörlerinin ayarlanmasıdır. Üçüncü aşama ilaç tedavisidir. Genel şekilde kuru göz tedavisinde kullanılan yöntemler aşağıda belirtilmiştir.

Kuru göz, gözyaşı ve oküler (göz) yüzeyin multifaktöryel bir hastalığıdır. Gözyaşı yoğunluğunda artış ve göz yüzeyi enflamasyonu kronik durumlarda birliktedir. Göz yaşı göz yüzeyinde hayati öneme sahiptir. Gözyaşı göz yüzeyinin nemlenmesi, beslenmesi, enfeksiyonlardan arınma ( hem yıkayarak uzaklaştırma hem antimikrobiyal etkisi ile), kornea saydamlığının ve bütünlüğünün devamı, ve retina üzerine düşen görüntü kalitesinin sürdürülmesi için elzemdir.
Oruçoğlu F. ve ark yaptıkları çalışmada bir gözünde görme tenbelliği (amblyopi) gelişmiş erişkinlerde LASIK lazer göz tedavisinin güvenli ve etkin sonuçlar verdiğini göstermişler. Bir gözünde amblyopi olan ve o gözde görmesi 0,6 veya daha az olan toplam 30 hastanın 60 gözü araştırılmış. LASIK tedavisinden sonra ortalama 1 sıraya yakın, bazı hastalarda ise 2-4 sıra arasında görme keskinliği artışı görülmüştür.

Oruçoğlu ve ark. yaptığı çalışmada akışkan dolgu maddesi kornea eğriliğinin düzeltilmesi için kullanılmıştır. Bu buluş kornea dikliğinin azaltılarak keratokonus gözlerin tedavisi için dolgu maddesi kullanım yöntemi ile ilgilidir. Deneysel yöntem ile kornealarda ortalama 10 diyoptrilik düzeltme sağlanılmıştır. Teknikte kornea dahilinde tunel oluşturulur. Tunel içine akışkan dolgu maddesi veriliyor. Korneaya gerekli şekil verildikten sonra ise dondurulma işlemi yapılıyor.
Oruçoğlu ve ark. yaptığı çalışmada en az 10 yıl takibi olan yüksek myop sebebi ile LASIK uygulanmış hastalar değerlendirildi. LASIK yapılan ortalama kırma kusuru -21.7 Diyoptri idi. Tedavi 1995 ile 1997 arasında -14.0 diyoptri üzerinde miyopisi olan olgulaara yapılmıştı. Toplam 26 hasta en az 10 yıllık takibi tamamlamıştı. On yıl sonunda kırma kusuru -21.7'den -6.1'e düşmüştü. Tashihli görme keskinliği cerrahi öncesi 0,22'den cerrahi sonrası 0,30'a değişmişti.

Tedavi hastalığın derecesine bağlı olarak değişmektedir. Önce mikrotravmalara ve göz ovuşturmalarına sebebiyet verecek allerjik konjunktivit, kuru göz gibi altta yatan göz bozuklukları tedavi edilmelidir. Hastaların göz ovuşturmaları önlenmelidir.Sert kontakt lensler tedavide başlıca basamaktır. Çok erken dönemlerde gözlük görme bozukluğunun düzeltilmesinde yeterli olsada hastalığın ilerlemesi ile ortaya çıkan duzensiz astigmatizmayı   düzeltmede sert lenslere ihtiyaç duyulur.
Keratokonus genellikle her iki gözü etkileyen ve sıklıkla da asimetrik, enflamatuar olmayan, kornea doku bozulması, dikleşmesi, kornea tepesinin incelmesi ve öne çıkması ile karakterize kornea hastalığıdır. Enflamatuar olmaması sebebi ile korneada iltihaplanma veya damarlanma olmaz. Keratokonus yunancadan kornea (kerato) ve tepe (conus) kelimelerinden oluşmuştur.

 Küre şeklinde olan göz küremizin 1/6 hissesi kornea tarafından geri kalan kısmı ise sklera tarafından oluşturulmuştur. Gözün penceresini oluşturan kornea gözün en önemli kırıcı dokusudur. Korneaya gözümüzün gözlüğü de değebiliriz. Bu gözlüğün ortalama gücü 43 diyoptridir. Kornea ve lens görüntüyü kırarak tek nokta halinde retinaya (fovea) ulaşmasını sağlar. Büyüklüğü yaklaşık 25 kuruş kadar şefaf yapıda bir dokudur. Korneaya önden baktığımızda skleranın üst ve alta olan korneal geçişi sebebi ile dikey
Gözlerimiz doğumdan sonra gelişimi devam eden geç formalaşan ve erken yaşlanan organımızdır. Gözlerimiz beyin tasında oluşan orbita adı verilen göz çukurunun üzerine yerleşmiştir. Göz küremizin ortalama ağırlığı 7,5 gr dır. Gözün görülen kısmını ise göz kapakları ve kaşları korumaktadır. Bu kısım aynı zamanda göz yaşları tarafından da korunmakta, nemlendirilmekte ve yabancı  cisimcikler gözden uzaklaştırmaktadır.  Göz küresini 6 kas sarmıştır ve bu kasların yardımı ile gözlerimiz koordineli şekilde hareket eder. Vücudumuzun beyine bağlantıları beyinden çıkan

Her göz LASIK gibi refraktif lazer tedavilerine uygun olmayabilir veya yetersiz kalabilir. Özellikle ince kornealar ve yüksek numaralar LASIK cerrahisini kısıtlamaktadır. Dünyada çok yüksek miyopi sebebi ile LASIK ile lazer tedavisine uygun olmayan 90 milyon insanın bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu gözlerde gözlük veya lens ihtiyacını en aza indirmek veya yok etmek için şeffaf lens değişimi
Yapılan son araştırmada alkol ile kuru göz arasında bağlantı bulunulmuştur. Etanol içirilen  grup  kontrol grubu ile gözyaşı osmolaritesi, serum ve gözyaşında etanol seviyesi, Schirmer testi, gözyaşı kırılma zamanı, kornea punktat erezyonu ve kornea hassasiyeti açısından değerlendirilmiştir. Etanol grubunda geceyarısı hem gözyaşında hemde serumda etanol tespit edilmiş, gözyaşı osmolaritesi artmış,
Kronik göz ovuşturma keratakonusla bağlantılı bulunulmuş ve hastalığın alevlenmesine sebep olabilmektedir. Özellikle çocukluk yaşlarında başlayan bu alışkanlığın önüne geçilmesinde fayda vardır. Göz ovuşturma bir göz rahatsızlığına bağlı olabileceği gibi ailesel alışkanlık halinde de görülebilmektedir. Kornea üzerinde mikrotravmalar oluşturan göz ovuşturma süreklilik kazandığı zaman ve özellikle genetik olarak yatkın hastaların korneasında incelme ve dikleşme oluşturmaktadır.

Bin dokuz yüz seksenlerde kornea üzerinde ilk lazer denemeleri başladı. İlk defa excimer lazer 1983 yılında kornea yüzeyinin ablasyonunda (buharlaştırma, traşlama) kullanıldı. Görmeyen insan gözünde 1985 yılında uygulanan excimer lazerin ilk kez miyop kusurunun tedavisinde 1988 yılında Amerika’da uygulandı. Lazer (LASER) Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation kelimelerinin baş harfleriyle elde edilmiş bir kısaltmadır. "Excimer" ise excited ve dimer kelimelerinin birleşiminden üretilmiş bir sözcük olup Argon ve florid gazlarının uyarılması ile elde edilen 193nm ultaviyole ışık veren bir lazerdir.
Wavefront teknolojisi ile  aberasyonların (sapma)saptanması amaçlanır.  Göze bir noktadan gönderilen ışığın geri dönerken uğradığı değişimler ölçülür. Bu ölçüm pupilden geçen her nokta için ayrı ayrılıkta ölçülerek gözün wavefront haritası oluşturulur. 
  PRK veya FRK Photorefraktif Keratectomy’nin (Fotorefraktif keratektomi) baş harifllerinden oluşmuş bir kısaltmadır. LASIK gibi kırma kusurlarının tedavisinde kullanılan PRK tedavisi 1988 yılından itibaren yapılmaktadır. Lasik tekniğinden farklı olarak PRK yönteminde flep oluşturulmaz ve excimer lazer direk olarak kornea üzerini saran zar tabakası ( epitel) kaldırıldıktan sonra kornea yatağına uygulanır.
Görme kusuru olan her kes gibi göz doktorları da gözlük veya kontak lens takmakta veya lazer göz tedavisi olmaktadır. Kendisi, ailesi veya yakınları LASIK geçirmiş pek çok göz hekimi vardır. Özellikle kendileri LASIK uygulayan doktorlar arasında lazer olma oranı daha yüksektir. American Society of Cataract and Refractive Surgery tarafından yapılan ankette lazer göz tedavileri yapan cerrahların % 22’ sinin lazer göz tedavileri yaptırdıkları bildirilmiştir. Göz hekimi Dr. Faik Oruçoğlu'da göz kusurları sebebi ile lazer göz ameliyatı olmuştur.
LASIK tekniği, flap oluşturma ve excimer laserle korneaya yeni şekil vermekten oluşan 2 aşamalı bir işlemdir. Flap mikrokeratom adı verilen bir aletle veya femtosecond lazerle kullanılarak oluşturulur. IntraLase ilk kullanıma sunulan femtosecond lazerdir ve 2001 yılında FDA onayı almıştır. IntraLase ile 2 milyonun üzerinde tedavi uygulanmıştır. Günümüzde 5.ci jenerasyonu geliştirilen Intralase iFS ismini almıştır.


Oruçoğlu. Bir gözüne LASIK diğer gözüne PRK uygulanmış 50 hastanın gözleri karşılaştırıldı. Diğer göze PRK uygulama nedenleri korneanın düzensiz olması, korneanın  veya yatağın ince olması idi. Cerrahi öncesi ortalama eşdeğer kırma kusuru LASİK’te -4.13±2.06 diyoptri, ikinci grupta ise +4.75±2.80  idi.  
Dr.Faik Oruçoğlu ve ark. yaptığı son çalışmada hipermetrop olgularda LASIK'ın güvenlirliği, etkinliği, öngörülebilirliği ve stabilitesi değerlendirildi. Hipermetropi için LASIK olmuş 44 olgunun 84 gözü değerlendirildi.  Olgular  sferik eşdeğer (SE) refraksiyonu +4.00 D’ ye kadar  ve  +4.00 D’ den yüksek olanlar 2 gruba ayrıldı. Cerrahi öncesi ortalama SE manifest refraksiyon birinci grupta +2.37±0.81 diyoptri (D), ikinci grupta ise +5.73±0.79 (D) idi. 


Kaynak: Ophthalmology. 2009 Apr;116(4):691-701

1988 ile 2008 arası LASIK cerrahisi geçirmiş hastalara ait bilgilerin dahil edildiği ve 2915 atıf yapılmış çalışmalar tarandı. LASIK sonrası hasta memnuniyetinin ve yaşam kalitesinin araştırıldığı 19 makale bunların arasından değerlendirilmeğe alındı. Toplamda 2198 olgunun değerlendirildiği bu çalışmalarda ortalama hasta memnuniyeti LASIK sonrasında %95.4 oranında bulundu. Bu oran miyoplarda %96.3, hipermetroplarda ise %96.3 idi.

(PRK, LASEK, ASA (Advanced Surface Ablation), Transepithelial PRK, EPILASIK)


LASEK, ASA, Transepitelyal PRK ve EpiLASIK yüzey ablasyon teknikleridir ve hepsi PRK varyasyonlarıdır. PRK Photorephractive Keratectomy kelimesinin kısaltılmışıdır. 

PRK excimer lazer uygulama şeklidir ve 20 yılı aşkın süredir görme kusurlarının düzeltilmesi için kullanılmaktadır. Yüzey ablasyon teknikleri günümüzde genellikle LASİK uygulanamayan bazı gözlerde tercih edilmektedir. Bunlara ince ve düzensiz kornealı gözleri dahil etmek  
                                                      mümkündür.
Refraktif göz cerrahisi gözlük veya lens ihtiyacını en aza indirmek veya yok etmek için gözün kırma kusurlarını (refraktif kusurlar) düzeltmeye yönelik yapılan göz cerrahisidir.

En uygun yöntem kırılma kusuru ve derecesi, yaş, kornea kalınlığı ve şekli, gözün durumu gibi birçok faktöre göre değişir.
FemtoLASIK LASIK cerrahisinde flebin oluşturulmasında femtosecond ( femtosaniye) lazerlerin kullanılmasını ifade eder.

IntraLase ilk kullanıma sunulan femtosecond lazerdir ve 2001 yılında FDA onayı almıştır. IntraLase ile 2 milyonun üzerinde tedavi uygulanmıştır. Günümüzde 5.ci jenerasyonu geliştirilen Intralase iFS ismini almıştır. Visx CustomVue excimer lazer platformu ile birlikte kullanılması iLASIK olarak bilinmektedir.
Miyopi, Hipermetropi ve Astigmatizma’nın düzeltilmesinde dünyada yaygın kullanılan yöntem olan LASIK, Laser Assisted in-Situ Keratomileusis kelimelerinin baş harfleriyle elde edilmiş bir kısaltmadır. LASIK tekniğinde, gözün en ön saydam tabakası olan korneadan mikrokeratom adı verilen bir aletle veya femtosecond lazerle ince bir tabaka (flap) kaldırılmakta ve bu tabakanın altına göz kusurunu giderecek miktarda ve şekilde excimer lazer uygulanmaktadır.