Tedavi hastalığın derecesine bağlı olarak değişmektedir. Önce mikrotravmalara ve göz ovuşturmalarına sebebiyet verecek allerjik konjunktivit, kuru göz gibi altta yatan göz bozuklukları tedavi edilmelidir. Hastaların göz ovuşturmaları önlenmelidir.Sert kontakt lensler tedavide başlıca basamaktır. Çok erken dönemlerde gözlük görme bozukluğunun düzeltilmesinde yeterli olsada hastalığın ilerlemesi ile ortaya çıkan duzensiz astigmatizmayı   düzeltmede sert lenslere ihtiyaç duyulur.
Keratokonus genellikle her iki gözü etkileyen ve sıklıkla da asimetrik, enflamatuar olmayan, kornea doku bozulması, dikleşmesi, kornea tepesinin incelmesi ve öne çıkması ile karakterize kornea hastalığıdır. Enflamatuar olmaması sebebi ile korneada iltihaplanma veya damarlanma olmaz. Keratokonus yunancadan kornea (kerato) ve tepe (conus) kelimelerinden oluşmuştur.

 Küre şeklinde olan göz küremizin 1/6 hissesi kornea tarafından geri kalan kısmı ise sklera tarafından oluşturulmuştur. Gözün penceresini oluşturan kornea gözün en önemli kırıcı dokusudur. Korneaya gözümüzün gözlüğü de değebiliriz. Bu gözlüğün ortalama gücü 43 diyoptridir. Kornea ve lens görüntüyü kırarak tek nokta halinde retinaya (fovea) ulaşmasını sağlar. Büyüklüğü yaklaşık 25 kuruş kadar şefaf yapıda bir dokudur. Korneaya önden baktığımızda skleranın üst ve alta olan korneal geçişi sebebi ile dikey
Gözlerimiz doğumdan sonra gelişimi devam eden geç formalaşan ve erken yaşlanan organımızdır. Gözlerimiz beyin tasında oluşan orbita adı verilen göz çukurunun üzerine yerleşmiştir. Göz küremizin ortalama ağırlığı 7,5 gr dır. Gözün görülen kısmını ise göz kapakları ve kaşları korumaktadır. Bu kısım aynı zamanda göz yaşları tarafından da korunmakta, nemlendirilmekte ve yabancı  cisimcikler gözden uzaklaştırmaktadır.  Göz küresini 6 kas sarmıştır ve bu kasların yardımı ile gözlerimiz koordineli şekilde hareket eder. Vücudumuzun beyine bağlantıları beyinden çıkan

Her göz LASIK gibi refraktif lazer tedavilerine uygun olmayabilir veya yetersiz kalabilir. Özellikle ince kornealar ve yüksek numaralar LASIK cerrahisini kısıtlamaktadır. Dünyada çok yüksek miyopi sebebi ile LASIK ile lazer tedavisine uygun olmayan 90 milyon insanın bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu gözlerde gözlük veya lens ihtiyacını en aza indirmek veya yok etmek için şeffaf lens değişimi
Yapılan son araştırmada alkol ile kuru göz arasında bağlantı bulunulmuştur. Etanol içirilen  grup  kontrol grubu ile gözyaşı osmolaritesi, serum ve gözyaşında etanol seviyesi, Schirmer testi, gözyaşı kırılma zamanı, kornea punktat erezyonu ve kornea hassasiyeti açısından değerlendirilmiştir. Etanol grubunda geceyarısı hem gözyaşında hemde serumda etanol tespit edilmiş, gözyaşı osmolaritesi artmış,
Kronik göz ovuşturma keratakonusla bağlantılı bulunulmuş ve hastalığın alevlenmesine sebep olabilmektedir. Özellikle çocukluk yaşlarında başlayan bu alışkanlığın önüne geçilmesinde fayda vardır. Göz ovuşturma bir göz rahatsızlığına bağlı olabileceği gibi ailesel alışkanlık halinde de görülebilmektedir. Kornea üzerinde mikrotravmalar oluşturan göz ovuşturma süreklilik kazandığı zaman ve özellikle genetik olarak yatkın hastaların korneasında incelme ve dikleşme oluşturmaktadır.

Bin dokuz yüz seksenlerde kornea üzerinde ilk lazer denemeleri başladı. İlk defa excimer lazer 1983 yılında kornea yüzeyinin ablasyonunda (buharlaştırma, traşlama) kullanıldı. Görmeyen insan gözünde 1985 yılında uygulanan excimer lazerin ilk kez miyop kusurunun tedavisinde 1988 yılında Amerika’da uygulandı. Lazer (LASER) Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation kelimelerinin baş harfleriyle elde edilmiş bir kısaltmadır. "Excimer" ise excited ve dimer kelimelerinin birleşiminden üretilmiş bir sözcük olup Argon ve florid gazlarının uyarılması ile elde edilen 193nm ultaviyole ışık veren bir lazerdir.